»  YAZARLAR
»  ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
Eskişehir Nöbetçi Eczaneler Listesi
50.YIL MİLLİ İRADE
»  ESKİŞEHİR'DE HAVA DURUMU
ESKİŞEHİR
Şikayet Kutusu
Eskişehir'de Sinemalar
Günlük Burçlar
EDİTÖRDEN
YILMAZ KARACA
yilmazkaraca26@hotmail.com
12.11.2017
UZUN, MEŞAKKATLİ ANCAK GÜZEL YILLAR ARDINDAN 50. YIL MUTLULUĞU
Yıl 1968, 11. ayın 11’i!.. Daha 16 yaşlarındayım. birgün kendimi Eskişehir’de buldum. Neler oluyor, gazetecilik nedir, bilmiyorum. Düşünecek, hayal edecek yaşata da değilim. Emirdağ ilçesinden amcam “farklı gazeteci” namı ile tanınan rahmetli Celil Karaca, rahmetli babamı Ethem Karaca’yı ikna ederek, hatta bir anlamda “kanına girerek” Eskişehir’de bir gazete kurmaya karar vermeleri sonucu; -Bu gazete, MİLLİ İRADE doğuyor… Gazetenin yayına başlamadan bir gün önce Sivrihisar Caddesi Uygur sokakta kiralanan odacıkların önünde kurban kesildiğini hatırlıyorum. O dönemin kıdemli gazetecileri kadroda. Rahmetli Abdülkadir Gürol, Celal Kağnıcıoğlu , Haşmet İnöntepe, Nevzat Akay, halen İzmir’de hayatını sürdüren Gültekin Totu’yu hatırlıyorum. Bir de basın camiasının, MİLLİ İRADE için 3 veya 5 ay ömür biçen kehanetleri kalmış aklımda… O dönem resmi ilan alma süresi 6 aydı. Amcam Celil Karaca gazeteciliği bilen kişi. bizim ise gazete okuru olmaktan öte meslekle yakından uzaktan ilgimiz yok. İlk hayalim, basın tribünü!.. Daha 6 ayı doldurmadan Celil Amcamın, rahmetli babamı gazete ile baş başa bırakıp gittiğini hatırlıyorum. MİLLİ İRADE kapandı, kapanıyor derken ilan alma hakkını kazanıyoruz. Ben çıraklık, gazete dağıtımı gibi işlerde çalışıyorum. Boş zamanlarımda da hurufat kazalarının başına geçip yazı dizmeyi öğrenmeye çalışıyorum.. O dönemin ustaları patron çocuklarına işi öğretmemek için ellerinden gelen zorluğu gösterirdi. 17 Yaşından sonra artık diziyorum, basıyorum, gazete dağıtıyorum. Her gün -14-16 saat gazetede duruyorum. sıklıkla arıza yapan tipo baskı makinası nedeniyle zaman zaman eve bile gidemiyordum. Büyüklerimiz “Bu mesleğe giren, mürekkep kokusu alan tüm zorluklara rağmen bu meslekten kurtulamaz” derlerdi ki, gerçek oydu. büyük sıkıntılara rağmen bilhassa babamın inanılmaz mücadelesi, abilerimin dükkanlarından gelen maddi desteklerle gerçekten başarılamayacak bir olayı geçekleştirme yoluna girmiştik. *** Basımevinde yaptığım işler yetmiyormuş gibi rahmetli Haşmet İnöntepe, hastası olduğum futbol maçlarına gönderiyor, Şeker Fabrikası sahasında amatör küme maçlarını izliyorum. Derken spor yazarlığı sevdası başlıyor. Artık en büyük hayalim; -Atatürk stadında basın tribününde Eskişehirspor – Fenerbahçe maçını izlemek!.. Gün geliyor, bu isteğim gerçekleşiyor Sasu’lu Fenerbahçe’nin Maçını izliyorum. Bugün de unutmam, Fenerbahçe ceza sahası üzerinden bir serbest vuruş kazanıyor, top ağlarda!.. koca tribünde bir tek ben ayaktayım. Yanımda oturan rahmetli Mehmet Aktop’un ceketimden çekerek “otur yerine” dediğini dün gibi hatırlıyorum. Habersiz geçen güzel yıllar!.. Bu yazdıklarım sadece benim çocukluk yaşımdaki hatırlayabildiğim anılar.. Daha önümüzde çok uzun yıllar olacakmış meğer. Gün gelecek, gazetenin yönetimini alacaksın, kendi kadronu kuracaksın, hedeflerini bir- bir aşacaksın ve dönüp bakacaksın ki, 50 yıl geride kalmış... Bir şarkı vardır ya “Nasıl geçte habersiz o güzelim yılları.” hatırlatan. Gerçekten güzel günler var, bir o kadarda zor yıllar yaşadık. Anadolu da 50 yıl günlük bir gazeteyi yürütmek, yaşatmak; -Maddi ve manevi güç ister, yürek ister, inadına yürümek ister!.. Gerçekten Karaca ailesi olarak Başta rahmetli babam Ethem Karaca, Kazandıkları paranın bir bölümünü gazeteye takviye etmek zorunda olan İrfan, Ahmet ve rahmetli Orhan ağabeylerim ve manevi desteklerini hep hissettiğim ablam Kezban Dölek ve kardeşim Nazife Yıldırım’ın varlıklarıyla 50 yıla ulaştık. Halen Gazetemizin imtiyaz sahipliğini yürüten Ağabeyim Ahmet Karaca’nın desteği 50 yıla ulaşmanın en büyük nedenidir. Tabi ki Milli İrade nin 50 yıllık serüveni bir yazı ile anlatmak da kolay değil. Belli ki, bu serüven, ancak birkaç kitapta anlatılabilir. *** Yazılamayanları yazan gazete olması, Ülke ve Eskişehir menfaatlerini hep ön planda tutması bu günlere gelmesinin en büyük nedeni olarak gözetledim. MİLLİ İRADE Bir okuldu, onlarca gazeteci yetiştirdi.. Elbette ki, -Yılmaz Karaca’yı da yarattı… 50 Yıl geçmişimizde, tabii ki benim için çok önemli kadim dostlarım vardı, uzun yıllar omuz omuza çalıştık onlarla. Başta, bana çok katkısı olan Hüsnü Arslan ağabeyim, uzun yıllar hizmet veren Bülent Özyazıcı arkadaşımın 50 yılda Milli İrade de ayrı bir yerleri olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Suat Topateş, Erdoğan Kahya, Ali Akyüz, Gönül Öktem, Orhan Ilgaz, Sadi Seda, Nazım Aydın ve yeğenim Orbay Dölek gibi daha ismini yazamadığım onlarca meslektaşıma teşekkürlerimi sunuyorum. Artık, ikinci nesil bizlerin görevi yavaş yavaş bitmek zorunda. Artık bu bayrağı evlatlarım Ümit ve Alper’in devir alma zamanına geldiğine inanıyorum. 50 yıla ulaşmamızda hizmet eden aramızdan ayrılan, başta rahmetli babam Ethem Karaca, ağabeyim Orhan Karaca’ya, tüm çalışanlarımıza Allahtan rahmet dilerken, hizmet eden diğer çalışanlarımıza teşekkürlerimle uzun ömürler diliyorum. Okuyucularımıza, destek veren kurum ve kuruluşlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.. -TEŞEKKÜRLER ESKİŞEHİR….
Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
9 + 8 =? işleminin sonucunu rakam ile aşağıya yazınız.
 
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Ana Sayfa   |   Seri İlanlar   |   Reklam   |   Foto Galeri   |   Şiir Köşesi   |   Künye   |   Önemli Linkler   |   Editörden   |   İletişim
www.eskisehirdehaber.com web sitemizde yer alan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır. www.eskisehirdehaber.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.