»  YAZARLAR
»  ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
Eskişehir Nöbetçi Eczaneler Listesi
50.YIL MİLLİ İRADE
»  ESKİŞEHİR'DE HAVA DURUMU
ESKİŞEHİR
Şikayet Kutusu
Eskişehir'de Sinemalar
Günlük Burçlar
KÖPRÜ
Hüsnü Arslan
arslan.husnu@hotmail.com
02.02.2018
TERMİK TAŞERONA HAVALE-CHP KURULTAYI-BİZİM BASIN ŞEHİTLERİ.

“Alpu Ovası’na termik santral” sözcüklerinden sıkıldım!..

İnanmayın, sıkılmak, bıkıp-usanmak yok. Eskişehirli hemşehrimle beraber sonuna kadar savaşıma devam. Bana sıkıntı veren, tanımlamadaki yanlışlığın farkına varmak. Doğrusu;

-800 bin nüfuslu Eskişehir’in burnun dibine termik santral!..

Alpu Ovası, Hububat üretimimizin yüzde 10’una yakınının elde edildiği verimli topraklar. Salt bu nedenle çok önemli. Seçilen alan ovanın göbeğinde ve il merkezine 15-20 kilometre uşaklıkta. Öyleyse ikinci çok önemli soru;

-Eskişehir merkezi ve yöresindeki insanların sağlığı açısından ne kadar önemli?..

Taşeron, Dündar Ünlü ve…

Eskişehir’in 6 bürokratı tarafından alınan son karara bakılırsa, o sorunun hiçbir “kıymet-i harbiyesi” yok!..  

Ya aynı derecede “sorumlu” siyasi kadroları? Yani seçilmiş-atanmış il-ilçe örgütlerinde, belediyelerinde, Ankara’daki temsilcilerimiz konumundaki milletvekilleri?.. Onlar nasıl bir duruş gösterdiler?..

Hakkı sahibine teslim etmek gerekirse, CHP’nin her kademeden yerel örgütleri, aynı partiden seçilmiş üç belediyesi ve nihayet üç milletvekili başından sonuna “termik karşıtı” görüşlerin, eylemlerin içinde ve başında yer aldılar. Özetle;

-Ne gerekiyorsa yaptılar…

Peki termik projesinin sahibi AKP Hükümeti’nin bizim ildeki temsilcileri?.. İsimlendirmeye ne gerek var;

-Örneğin üçü birada milletvekilleri?..

Termik muhalifleri, Eskişehir’i geçtik neredeyse ülke çapında ayaklandılar, onlardan ne bir ses, ne bir nefes!..  Ne yapıyorlar;

-Çok önemli bir konuda, hükümet meselesi konuyu İy Başkanı Dündar Ünlü’ye havale ediyorlar…

Sayın Ünlü açıklama yapıyor, “Tiyatroya çevirdiler” diyor…devamında, olması gerekeni satırları arasına sıkıştırıyor;

-Bilimsel yönüyle tartışılsın!

Hepsi o kadar. Bilimsellik bir yana, siyaset sahnesinde bile oynayamıyorlar!.. Siz ne derseniz bilemem, benim gördüğüm, sayın Ünlü üzerinden bir oyun bu;

-Bu ihaleyi taşeron olarak sen al, sonra seni kadroya alacağız!..

Bakalım as kadro ve onların tepesindekiler sözlerinde duracaklar mı?

____________________

CHP’nin Kurultayı…

Cumhuriyet’in kurucusu, adını da oradan alan Cumhuriyet Halk Partisi’nin “olağan Kurultayı” yarın Ankara’da sahnelenecek. “olağan” özelliğini tırnak içine aldım ki, “kurultaylar Partisi CHP” küçümsemesi akla gelmesin diye…

Cumhuriyet’in bu en köklü siyasi örgütlenmesi, demokratik kurallara uyarak -delegelerinin yeterli çoğunluğunun istemesiyle- olağanüstü kurultaylar da yapmıştır ki, parti içi demokrasiye saygı açısından “olağanüstü bir hal” yoktur ortada.

O nedenle yarınki kurultay, kaçıncı olağan, kaçıncı olağanüstüdür hiç önemli değil. Sadece kişisel olarak bir “olağanüstülük” görmekteyim ki şudur;

-Kılıçdaroğlu’nun karşısına genel başkan adaşları çıkmasına rağmen, ne bir heyecan, ne bir yeni beklenti dalgası olmayışı…

Sayın Kılıçdaroğlu’nun kazanmasının neredeyse garanti oluşu etkilidir. Ya geleceğe yönelik yeni beklentilerin tartışılmıyor olması…

Eskilerde “Eskişehir şöyle hareketliydi, böyle etkiliydi” nostaljisine girmeyeyim. Şu kadarını sorayım;

-Eskişehir delegelerinin sayısını ve kimler olduğunu kaç kişi biliyor!..

Unutmadan, Eskişehir adına bir “beklentiyi” not edelim;

-Yılmaz Büyükerşen Kurultayı yönetecek Başkan olacak mı, olmayacak mı?..

Hepsi bu kadar!..

---------------.-------------

Basın şehitlerimiz, Mehmet

 Aktop ve İrfan Uğurluel...

“Ölmeye gör, çok geçmez unutulur gidersin” türünden genel bir eleştirimiz var ya, yanlış sayılmaz.. Ya da Nazım Hikmet’in dizelerindeki gibi;

-Üç gün sürer bu devirde ölümün acısı…

Sonrasında “unutursun bir tanem, unutursun” tesellisi vermekte Piraye’ye…

Evet öyle oluyor aynen, unutuyoruz mecburen!.. Kalanlar içinse “hayat devam ediyor” tesellisine sığınarak.

Ama bazı vedalar unutulmuyor. Hele de beklenmeyen, genç vedalar söz konusuysa… Kendi adıma mesela, unutamadığım iki meslektaş, dost ve ağabey;

-İrfan Uğurluel ve Mehmet Aktop!..

İlki, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nda mücadele önderlerimden (TGS) Eskişehir Şube Başkanı…

İkincisi, mesleğimin ilk öğreticilerinden,  hırçın-tavizsiz öğretmenim, ustam…

Dün onların ölüm yıldönümüydü. İrfan Ağbeyin o tarihte 40 günlük kızı Tuğba’yı arayarak doğrulattım;

-Yıl 1976, yani 42 yılı doldurmuş bir ayrılık…

Onları unutmadım. Eskişehir Basın camiası da hatırlasın istedim.. Sevgi, saygı, rahmet dileklerimle…

NOT: Onlar, Görevleri gereği gittikleri İnönü ilçemizden dönüyorlardı. Geçirdikleri elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetti. Benim için “görev şehidi” mertebesindedirler…

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
1 + 7 =? işleminin sonucunu rakam ile aşağıya yazınız.
 
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Ana Sayfa   |   Seri İlanlar   |   Reklam   |   Foto Galeri   |   Şiir Köşesi   |   Künye   |   Önemli Linkler   |   Editörden   |   İletişim
www.eskisehirdehaber.com web sitemizde yer alan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır. www.eskisehirdehaber.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.