KURULTAY TAMAMLANDI,SONRAKİ ‘ELEŞTİRİ HAKKINI’ KULLANIYORUZ! - Hüsnü Arslan - Eskişehir'in Doğru, Tarafsız, Bağımsız İnternet Sitesi
MİLLİ İRADE KARACA MEDYA
»  YAZARLAR
»  ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
Eskişehir Nöbetçi Eczaneler Listesi
50.YIL MİLLİ İRADE
»  ESKİŞEHİR'DE HAVA DURUMU
ESKİŞEHİR
Şikayet Kutusu
Eskişehir'de Sinemalar
Günlük Burçlar
KÖPRÜ
Hüsnü Arslan
arslan.husnu@hotmail.com
07.02.2018
KURULTAY TAMAMLANDI,SONRAKİ ‘ELEŞTİRİ HAKKINI’ KULLANIYORUZ!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 36. Olağan Kurultayı, İki buçuk günlük mesaisinin ardından tamamlandı.

Genel Başkan adayları konuştu önce. Kılıçdaroğlu’nun ilk konuşması gelenek gereği, genel bir icraat sıralaması ve Türkiye fotoğrafı. Yanı sıra partisinin geleceğe yönelik hedefleri. Yakın zaman için şu iddiası da hedefler arasında bulunuyor. Örneğin;

Birkaçı hariç, İsim isim saydı Büyükşehirleri “hepsini alacağız” vaadini üzerine basa basa tekrarladı.

Diğer Genel Başkan adayı da iki kez konuştu. Biri klasik açılış eleştirisi. “Türkiye’nin içinde bulunduğu durum” ağırlıklı. İkincisi tam bir “aday konuşması” niteliğinde özeti;

“Benden iyi genel başkan bulamazsınız!..

Doğal olarak içeriğinde yönetime ağır eleştiriler. “Tuzu kuru, rahatları yerinde yönetim kadroları” benzetmesi. Bir yerinde hızını alamadı, partisinin yönetimini “demokrat olmamakla” da eleştirdi. Verdiği örneklerden biri gülümsetti;

-Korkuyorsunuz, Ben kürsüye çıkarken müzik bile çalmıyorsunuz!..

Genel Başkanlık yarışındaki sonuç belliydi. Esas kıyametse, 52 kişilik parti meclisi seçimlerinde çıkacaktı. Zira;

-52 makama 480 kadar aday!..

Divan Başkanı Büyükerşen!..

Kurultay’ın ilk “seçim sonucu” divan başkanı ve kurulu seçiminde görüldü. Yönetimin adayı, muhalefet gurubunca da desteklenen bir isimdi;

-Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen…

Eskişehirliler olarak gururlandık doğallıkla. Ya, o tarihi makamda “performansı” nasıl olacaktı? Yönetici olarak üniversitede, Belediyedeki başarısı biliniyordu. Ama orası, kısa süreli “yönetme” görevi niteliğindeydi. Adı üstünde “siyasi arena” gibi bir yer. Üstelik de seçimli!..

Öncesindeki ve başlangıcındaki havasına bakınca, şahsen divanın müdahalesini gerektirecek bir durum beklemiyordum şahsen… Ama çok kişi gibi yanıldım. Neydi o;

-Genel Başkan adaylarının topladığı önerme imzaları ve o önermelere mükerrer imza atan 49 delege!..

Yani her iki adaya da imza veren 49 delege!.. İster yönetim baskısından sözedilsin, isterse karşı taraf birebir toplasın fark etmez. Sayın Muharrem İnce’nin adaylığı zaten “genel kabul” görmüş.

-Ne gerek vardı, aday olur-olamaz tartışması yaratmaya!..

İncelemeleri sonucu “mükerrer” imzaları belirleyen divanın bunu kurultaya deklare etmesine de gerek yoktu diye düşünürüm.

Hele de bu aşamada Başkan Yılmaz Büyükerşen’in “konuyu açıklığa kavuşturmak” adına aday İnce’nin yanına gitmesine hiç mi hiç gerek yoktu:

-Divan başkanı ayağa gitmez, muhataplardan birini yanına çağırır, istişare ile çözüm bulur, bulmaya çalışırdı.

Böylelikle sayın Kılıçdaroğlu da “Ben o imzalardan feragat ediyorum” manevrası yapmak zorunda kalmazdı. Rakibe de “Onun inayetine ihtiyacım yok” havası atma olanağı tanınmamış olurdu.

Divanın bu taktiksel hatası çok mu önemliydi, sonuca etkili oldu mu? Hayır ama parti dışındaki muhaliflere malzeme oldu ya, yeter!..

---------------------------------

Gaye Usluer’in az-buz

değil, büyük başarası!..

İlk yazıda biraz değindim. Esas seçim mücadelesi Kurultay’ın ikinci gününde Parti Meclisine girmek isteyen çok sayıda partili arasında geçecekti. Burada Kurultay divanının görevi, “oy kullanma düzenini” sağlamaktan ibaretti.

Oy sayımı, yasal seçim kurulunun üzerindeydi…

O gün şahsen benim ve kamuoyunun merak ettiği konu,

-Eskişehir’den “PM’ya aday” çıkacak mıydı?

Pazartesi günkü yazımda tahminlerime dayalı olarak konuya biraz değinmiştim. Bizimkilerde öyle bir “cesaret” de görünmüyordu. Aklımdan bir soru da geçmiyor değil di;

-Yılmaz Hoca, acaba genel başkan üzerindeki tartışmasız etkisini kullanır, bir isim önerir miydi?

Örneğin, Kazım Kurt, Ahmet Ataç veya milletvekillerinden birisini!.. Aday adayları belli olduğunda, böyle bir olasılığın olmadığı görüldü. Bu arada bir “cesaret örneğine” de tanıklık ettim;

-Milletvekilimiz Gaye Usluer!..

Ki, kendisi halen Parti Meclisi üyesiydi. Adaylığı belli olduktan sonra dikkatim genel Başkan adaylarının “anahtar listelerine” çevrildi. Bir de 17 kadar geçersiz oyun sahibi İlhan Cihaner- Selin Soyek Böke grubunun listesine…

-Üçü de Gaye Usluer ismine yer vermemişti!..

Bu durumda “nasıl kazanır?” derken, 8-10 kişilik bir dördüncü listede rastladım. “Sol cesaret” adında bir liste ki, şimdiye kadar grubun adını duymamıştık. Uzatmayalım;

-Prof. Dr. Gaye Usluer, anahtar listeleri dele-dele girdi parti meclisine!..

Büyük başarı, siyasetin genel dokusu içinde, iyi bir “kumaş” olduğunun kanıtı açıkçası.

-Cesaretinden ve sonucundaki başarısından dolayı kutluyorum…

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
9 + 7 =? işleminin sonucunu rakam ile aşağıya yazınız.
 
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Ana Sayfa   |   Seri İlanlar   |   Reklam   |   Foto Galeri   |   Şiir Köşesi   |   Künye   |   Önemli Linkler   |   Editörden   |   İletişim
www.eskisehirdehaber.com web sitemizde yer alan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır. www.eskisehirdehaber.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.