MİLLİ İRADE KARACA MEDYA
»  YAZARLAR
»  ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
Eskişehir Nöbetçi Eczaneler Listesi
50.YIL MİLLİ İRADE
»  ESKİŞEHİR'DE HAVA DURUMU
ESKİŞEHİR
Şikayet Kutusu
Eskişehir'de Sinemalar
Günlük Burçlar
KÖPRÜ
Hüsnü Arslan
arslan.husnu@hotmail.com
14.03.2018
ABİLİK MERTEBESİNE ÖYLE KOLAY ULAŞILMAZ, OĞUZ TÜRKMEN GİBİ.

Bizim kültürümüzde “abi” sözcüğü yerleşik bir tanımlamadır. Erkek cinsine dahil olanlar arasında özellikle. Uzatmadan;

-Yaşca büyük olan, küçüklerinin abisidir!..

Karşı cins kadınlar arasında benzer durumun ifadesi olarak “ablalık” gibi. Yerinde ve içtenlikle kullanıldığında kişiyi adeta onurlandıran hitaplardır. Bir farkla “ablalık” .benzeri “abilik” kadar yaygın değildir nedense.

Geçerliliği “kan kardeşliğine” dayalıdır genellikle…

Abi olmanın bir diğer anlamlı yanı ise salt “yaş farkına” dayanmayışıdır. Kimi kurumlar ve meslekler için geçerli olan yerleşik geleneğimizdir.

-Bazı yatılı okullarda (Darüşşafaka, Galatasaray gibi” öyledir!..

Yaştan önce gelen kıdem önceliğidir. İsterse 1-2 yaş büyük olsun!..  Meslekse bizim camiamızdaki uygulama mesela;

-Gazetecilikte kıdem yanı!..

Önce matbaacı arkadaşlarının…

Yazının başlığında adını andık da, oncu sözcük sıraladık, o iki adı yan yana getirmedik. İstedik ki, “Abi”liğin anlamını ve değerini anlatalım. Öyleyse “Abi saygısı” ile anarak yazalım;

-İstikbal Gazetesi’nin imtiyaz sahibi Oğuz Abi’yi kaybettik…

Aile adı, Emirdağ’ın yerleşik ailelerin bazılarında olduğu gibi Türkmen’dir. 80’e bir adım kala,

-Doğal ömrünü tamamlayarak o bilinmez sonsuza, yürüyüp gitti!..

O ömrün 38 yılını “Gazete Patronu” olarak tamamlasa da, kendisine içtenlikle yöneltilen “abiliği” bizim meslekten kaynaklanmaz.

-Öncelikle matbaacı dostlarımızın abisi oldu Oğuz Türkmen.

Devamında, büyük-küçük iş aleminde, basın camiasında, Memleketi Emirdağlı ve en çok da 65 yılını geçirdiği pek çok Eskişehirli hemşerisinin “Oğuz Abi”si..

Nedenini, kendisini yakından tanıyanlar biliyor;

-Tanıdığı, yeni tanıştığı herkese karşı gösterdiği nezaket ve saygı nedeniyle…

Karşısından aynı tavrı görmek, doğaldır değil mi?,,

Atılımcı iş anlayışı…

Yakın arkadaşı ve yaşdaşı merhum kayınbiraderim Mehmet Barlas’tan öğrendiğime göre, çocuk sayılacak yaşta “bir el pedalıyla” başlamış matbaacılığa… Ben de kendisini ilk kez,  o başlangıcın bir 7-8 yıl sonrasında tanımıştım.  

İlk İşverenim rahmetli Ziya Sürol’un İstikbal Gazetesi’yle aynı sokakta idi Uğur Matbaası.. “Gülümsemeli merhabası” yakınlaşmamızın ilk adımları olacaktı. Bundan sonrasında;

-Benim de Oğuz Abim olacaktır!..

O yıl (1967) Ziya Sürol Man Poli marka otomatik bir baskı makinesi getirmişti. Montajını saat-saat izlemişti Oğuz abi. Birkaç ay sonra ise daha modelli otomatik baskı makinesini Uğur Matbaasına atıvermişti!..

-Abiliğinden öte saygıyla karışık  takdirim de o noktadadır!..

Sanırım mesleğindeki atılım süreci de o andan itibaren başlamıştır. Yıllar itibariyle, çok kazanlısıdan, ofsetine  daha nice makinelerle bugünlere süregelmiştir;

-Atılımcı ve günün şartlarına uygun iş anlayışı…

Gazete bodrum katta çıkarılır!..

Yukarıda değinmiştim. Esas işinin yanı sıra, bizim meslekle “akraba” gazete patronluğu geçmişi 38 yıl öncesidir. O sürecin başlangıcında yakınında olan Bülent Özyacısı değinmiş anma yazısında; Özetle;

-Hemşerisi, arkadaşı, ‘farklı gazeteci’ Celil Karaca’nın mecburiyetten zorlamasıyla!..

İş resmiyete döküldüğünde Hürriyet Haber Ajansı’nda çalışıyordum ve “mecburiyetten” ayrılmak üzereydim. Fikir İşçisi katdrosu için teklifte bulundukları arasında ben de vardım.

Sonolay deneyiminin yılgınlığı nedeniyle olsa gerek kabul etmek istemedim. Bodrum katlarında yerel gazete uğraşı vermekten yorulmuştum da. İlginci şu ki, giderek oturan İstikbal’in hazırlanıp basıldığı bir başka (Adaların başında eski pavyon) bodrum katta (1988) kısa süreliğine de olsa patronum olacaktır Oğuz Abi..

Sürenin kısalığı. Dünya Gazetesi Eskişehir Bürosu şefliğine atanmamdan dolayıdır, başka nedenden değil!..

***

Böyle bir özet yanıyla anmak istedim sevgili Oğuz Türkmen’i… Biliyorum, ne onun yaşam serüveni, ne de kendisiyle ilişkilerime dayalı anılar bir “anma yazısına” sığar. Belki, ömrümün bana tanıdığı süreyi iyi kullanır, Eskişehir Basın Tarihinde Oğuz Abi’ye de hak ettiği yeri ayırırım.

Başta; kendileriyle övündüğünü bildiğim çocukları Uğur ve Burak kardeşlerime, basın ve matbuat camiasındaki dostlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim.

-Tanrının rahmeti üzerinde olsun Oğuz Abi…

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
3 + 8 =? işleminin sonucunu rakam ile aşağıya yazınız.
 
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Ana Sayfa   |   Seri İlanlar   |   Reklam   |   Foto Galeri   |   Şiir Köşesi   |   Künye   |   Önemli Linkler   |   Editörden   |   İletişim
www.eskisehirdehaber.com web sitemizde yer alan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır. www.eskisehirdehaber.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.
Website Security Test